Vazgeçilmiş ve bırakılmışlara…

Aşkın insana en sor sınavlarından biri bu. Vazgeçilmişliğiniz ve bırakılmışlığınızla ilk yüzleştiğiniz o an. Ben tek çocuğum. Annem teyzem ve en sevdiğim arkadaşım İstanbul’da,bense aşk ile yolumu Ankara’ya çevirdim. Bu şehirde bir kahve sohbetine sığınacak bir tek insanım yok. Herkesin hayatına yeni girmiş biriyim burda. Değil derdimi anlayacak,anlatabileceğim biri bile yok. Evlilik karşılıklı tavizlerin verildiği, toleransların gösterildiği bir ilişki biçimi. Ve bunu yaparken ben sevgiden ve sevgiyle yapıyordum. Lakin sevdiceğime yükmüşüm.

Bana dün beni çekmek istemediğini, idare etmek istemediğini, bundan artık çok yorulduğunu söyledi.

Benim bırakılmış,vazgeçilmiş hissettiğim o ilk an işte buydu. Kahrolmanın üzüntümün tarifi mümkün değil. Ama esas canını yakan bunlara rağmen bir şans dilenirken buldum kendimi. Benden vazgeçme derken buldum. Hiç kimse bununla sınanmasın dilerim. Çünkü gerçekten bir yola çıkarken o yolun yokuşunda virajına razı çıkmalı…

Ankara Temmuz 2020

WordPress.com tarafından desteklenmektedir.

Yukarı ↑