1 Mart 1993

bugün seninle güzel bir İstanbul gezintisi yaptık. ben bugünkü gezimizde mutlu idim; seninle bir arkadaş, bir baba olarak anlaşabilmek…her anne baba gibi, her şeyin senin için iyi olmasını istiyoruz. önümüzdeki günlerde Almanya’ya gideceğim. emekli oldum, sıhhi muayeneden geçmem lazım. benim için bir sıhhi güvence inşallah bir hastalığım olmaz. önümüz bahar, yine güzel günlerde gezeriz. sen bazen ismini beğenmiyorsun ama güzel bir isim. Bahar’ı annen taktı, Elif ise benim sana uygun gördüğüm bir isim. her şeyin senin için iyi olmasını Allah’tan niyet ediyorum. dışarıdan davulcunun sesi geliyor. Ramazan ayındayız. Çocukluğumda annem bizi sahura kaldırırdı. güzel günlerdi…o zaman radyoyu açar ramazan skeçlerini, eğlencelerini dinlerdik bugün ise TV var. bazen sana gıpta ediyorum şanslı çocuksun. benim çocukluğumda olmayan oyuncaklara sahipsin. evet Elif Bahar, bugün yazdıklarımı burada bırakıyorum. saat epey ilerledi. İnşallah uzun yıllar sana yazarım. Bazen şiir denemelerim olurdu, sana da yazarım.

1 Mart 1993
Merdivenköy
(eşsiz imzası)

13 aralık 1992

sevgili Elif Bahar,

artık senin bazı şeyleri kavradığını anlıyorum. bu olgunluğu senden bekliyordum. sevgi konusunda seninle tartışmaya girmeyeceğim çünkü onun yorumu kişiye göre değişir. ama senin bugünkü sevgi anlayışına hayranım. sevdiklerinle olan bağlarını sağlamlaştırman için elimden geleni yapacağım. sana hayatı sevdirmeye çalışacağım. hayatını ise sen kendin kuracaksın. sevgilerinle, tutkularınla…velhasıl tüm yaşamına sen karar vereceksin, başarılı da olacaksın inanıyorum. Başarılar Elif Bahar…

gençlik yıllarıma gittim. daha doğrusu o yıllarda sesini duyduğumuz veya sevdiğimiz müzisyenleri bugün ki teknoloji çağında ekranda seyrediyorum. ….

yarın yeni bir gün, gün aydığında insanlar, yaşamlarını devam ettirmeye başlayacaklar. bir doğan, bir ölür. yaşam budur. bilinen bir gerçek çoğu zaman insanlar bunda kaçarlar.

sevdiklerin seninle olsun Elif Bahar.
13 Aralık 1992 Pazar Merdivenköy

(eşsiz imzası)

6 Kasım 1992

sevgili Elif Bahar,

mutlu sıhhatli bir akşamda çocukluğum aklıma geldi. daha doğrusu ailem. altı kardeş büyüdük. birbirimize bakarak, eğiterek…yetiştiğimiz çevredeki sayılan sevilen insanlar olarak yetiştirdi annem ve babam bizi. onları bugün ki düşüncemde yargılamıyor ikisini de seviyorum. ama babamın ölümünde ağlamıştım, annemde ayakta idim. bazen düşünüyorum da sana bir kardeş vermeyerek hata mı yaptık ? bu konunun anlayışını sana bırakıyorum.

müzik dinliyorum. bir gün bu dinlediğim kasetleri sen de dinleyeceksin, bütün bunlar sana kalacak, gerçekten iyi bir koleksiyon bıraktığımı fark edeceksin. belki de yaşamında müzikle veya sanatla ilgili bir yaşam tarzın olur kim bilir?

bütün arzum sıhhatli,mutlu, sevdiğin insanlarla yaşaman. bütün arzumuz, topluma yararlı, insanları, hayvanları, doğayı seven, sevgiye inanan bir insan olarak yetişmen.

okul yıllarım başarılı geçti ama bazı nedenlerle tahsile devam etmedim. Para kazanmam lazımdı. para kazanmaya ve hayatı sevmeye başladım. Parayı kazandım ama hayatı sevdiğim için onu harcadım. bugün bunun için hayıflanmıyorum. Tüm yaşamlar zamanında yaşananlardır. Belki de tüm yazdıklarım boş çünkü Allah insanın kaderini yazmış, yarın neler getirir bilemiyoruz. Acılar Göstermesin!

Merdivenköy 6/11/1992

WordPress.com tarafından desteklenmektedir.

Yukarı ↑